Twilight Turkiye Fan Sitesi
 
AnasayfaAnasayfa  KapıKapı  GaleriGaleri  SSSSSS  AramaArama  Üye ListesiÜye Listesi  Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yap  

Paylaş | 
 

 Fortuna (Marnie'ye şans getirmesi dileğiyle)

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
Sayfaya git : 1, 2  Sonraki
YazarMesaj
sLn

avatar


MesajKonu: Fortuna (Marnie'ye şans getirmesi dileğiyle)   C.tesi Eyl. 27, 2008 3:06 pm

evet çok özenip bir hikayeye başladım ya da roman demek daha doğru olur çünkü çok uzun olacak büyük ihtimalle.Elimden geleni yaptım. Umarım beğenirsinz.
Not: Henüz doğru düzgün bir isim bulamadığım için kasabanın adını koydum.

Birinci bölüm: Uyanış

Arabadan indiğim sırada etraf koyu sis tarafından kaplanmıştı.Kendi kendime orada ne yaptığımı sormuş olsam da cevabı biliyordum ve dönüşü olmayan bir karar vermiştim.Benim kararlarım benim için en iyileriydi.Bir karar verdim mi bunun dönüşü olmaz ve değiştirilemezdi.

Annemle babam ayrıldığında on bir yaşındaydım.Onların ayrılık safhası benim için çok acılı bir dönemdi.Annemle babam belki benim pek etkilenmediğimi sanıyorlardı ama pekala bu karar şimdiki yaşamımı ve hatta aldığım kararları bile etkiliyor.Ama buraya yanlış bir karar alarak gelmiş olmam.Hayır! Bu benim doğama aykırı.
Annem bir kaç ay önce tanıştığı Jason’la evlenmeye karar verdiğinde tam bir şok yaşadım ve o sırada ne yapacağıma karar verdim.Buraya gelecek ve hiçbir şey olmamış gibi hayatıma devam edecektim.
Babamı hep sevmiştim.Onun yalnız olması belki de ona daha çok sempati duymama yol açıyordu.Annem gibi evlenmeye karar vermemesi... O hayatını monoton yaşıyordu.Mesleği gereği evden bile ara sıra çıkardı.Boş zamanlarında ise arkadaşlarıyla buluşup maç izlerdi.Beni çok sever, sürekli arardı.Her yaz onu ve bu küçük kasabayı ziyaret ederdim ve şimdi burdayım.Mezun olana kadar yeni evim burası olacak.Şimdiye kadar böyle bir yerde yaşayacağım aklımın ucundan geçmemişti.
Belki Fortuna bana şans getirir.Buradan hep hoşlanmışımdır ama burada yaşamak... Bu başka bir şey.
Fortuna genellikle sisli ve yağmurludur.Güneş çok az yüzünü gösterir.Ama ben de Güneş insanı sayılmam.Her taraf yemyeşildir.Ormanlar buranın en sevdiğim özelliğidir.Şehir yaşantısından sıkıldığım zamanlarda burası bana hep bir barınak olmuştur.

Babam beni karşılamaya gelmedi.Yine büyük olasılıkla yazdığı bir romanı ya da öyküyü bırakamamıştır.İlham geldiği zaman kimse onu yazısından uzaklaştıramaz.Buraya gelmeyi de kariyeri için seçmişti zaten.Soğuk küçük bir kasabada kendi halinde yaşayıp gerçek hayattan soyutlanmak... Ona yardım ettiğini söylüyor.Böyle bir yaşamı seçmesine rağmen o çok rahat arkadaş edinir.Bu yüzden burda da bir çok yakın arkadaşı var.
Babam gelmediği için bir otobüse binmeye karar verdim.Henüz yağmur yağmıyor olsa da her an başlayabilirdi.Eve yakın bir otobüs durağında indim ve eve doğru yürümeye başladım.Aynı zamanda beynimde bir fırtına kopuyordu.Annem, arkadaşlarım, eski okulum, şehirim, eski hayatım şimdi geride kalmıştı ve bu düşünce birden başımı döndürdü.
Kapıyı çalmadan önce açık mı diye baktım.Açık olduğunu görünce içeri girdim ve çalışma odasına doğru ilerledim.Babam masasında oturmuş hararetli bir şekilde bir şeyler karalıyordu.
“Merhaba baba,en geldim!” dedim.Sesimi duyunca korkudan yerinde zıpladı.Hemen arkasını döndü ve hayalet görmüş gibi bana baktı.
“Marnie, beni korkuttun.Tatlım gerçekten özür dilerim.Seni almaya gelecektim ama şu an yazdığım öyküyü bırakamadım.Lütfen beni affet.”
“Baba sorun değil.Zaten hemen otobüs buldum.Durak da hemen evin yakınındaymış.Ulaşmak gayet kolay oldu.”
“Ee, şey...Peki Fortuna geçen geldiğinden beri değişmiş mi?”
Gülerek cevap verdim: “Pek sayılmaz.Aslında hiç değişmemiş.”
“Evet burası küçük bir kasaba insanlar değişimleri sevmez.Hadi gel de odanı gösteriyim.”
Odam buraya geldiğim zamanlarda kaldığım odaydı.Yalnız bir masa ve bir laptop eklenmişti.Babama: “Odadaki değişiklikler için sağol.” dedim. “Bir bilgisayar gerçekten bazen gerekiyor.”
“Lafı bile olmaz tatlım.Neye ihtiyacın olursa çekinmeden söyle.Ben aşağı inip yemek hazırlıyorum.Yerleştikten sonra gelebilirsin.”
Odamdan gerçekten çok hoşnuttum.Bilgisayar yakınlarımla iletişimimi çok kolaylaştıracaktı.Giysilerimi ve eşyalarımı dolabıma yerleştirip aşağı indim.Masa çoktan kurulmuş ve yemek hazırdı.
“Baba gerçekten hazırlık yapmana gerek yoktu.Keşke yardım etseydim.” dedim.
Babam gülerek: “Hadi ama bu daha ilk akşamın senden bunu da bekleyemem.” dedi.
Yemek gerçekten güzeldi.Doğrusu babamın böyle becerileri olduğunu bilmiyordum.
“Okula kaydımı yaptırdın mı?” diye sordum.
“Evet, hiçbir sorun yok.Yarın başlıyorsun.” dedi.
“Madem öyle yarın sabah görüşürüz.İyi geceler.”
“İyi geceler tatlım.İyi uykular.”
O gece camın dışında uğuldayan rüzgar yüzünden zar zor uyuyabildim.Yeni okul, yeni insanlar ve yeni bir hayat beni bekliyordu.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
diadem

avatar


MesajKonu: Geri: Fortuna (Marnie'ye şans getirmesi dileğiyle)   C.tesi Eyl. 27, 2008 3:23 pm

ilk deneme için güzel ama daha çok betimleme katabilirdin olay akışı biraz hızlı
yinede ellerine sağlık Very Happy

_________________
The truth is hiding in your eyes
And it's hanging on your tongue
Just boiling in my blood
But you think that I can't see
What kind of man that you are
If you're a man at all
Well I figure this one out on my own
I'm screaming I love you so
My thoughts you can't decode
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
sLn

avatar


MesajKonu: Geri: Fortuna (Marnie'ye şans getirmesi dileğiyle)   C.tesi Eyl. 27, 2008 3:24 pm

diadem demiş ki:
ilk deneme için güzel ama daha çok betimleme katabilirdin olay akışı biraz hızlı
yinede ellerine sağlık Very Happy
sağol sanırım betimlemede biraz başarısızım ama ilerleyen bölümlerde denerim sağol Very Happy
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Dora

avatar


MesajKonu: Geri: Fortuna (Marnie'ye şans getirmesi dileğiyle)   C.tesi Eyl. 27, 2008 8:29 pm

İlk deneme için güzel olmuş Smile Didem'in de dediği gibi biraz hızlı olmuş. Ama o da betimlemelere daha az yer verdiğindendir. Yaza yaza geliştirirsin Very Happy Kelimelerine sağlık ^^
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
sLn

avatar


MesajKonu: Geri: Fortuna (Marnie'ye şans getirmesi dileğiyle)   C.tesi Eyl. 27, 2008 9:27 pm

Kitiara demiş ki:
İlk deneme için güzel olmuş Smile Didem'in de dediği gibi biraz hızlı olmuş. Ama o da betimlemelere daha az yer verdiğindendir. Yaza yaza geliştirirsin Very Happy Kelimelerine sağlık ^^
sağol Very Happy çok uzattığımı düşündüğüm için de biraz hızlı gitmiş olabilrm Very Happy
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
gölgeharamisi

avatar


MesajKonu: Geri: Fortuna (Marnie'ye şans getirmesi dileğiyle)   C.tesi Eyl. 27, 2008 10:27 pm

ellerine sağlık Smile güzel bir başlangıç ama didemle baharında dediği gibi betimlemeleri biraz daha arttırsan iyi olurdu mesela odadan bahsederken; odam buraya geldiğim zaman kaldığım odamdı yerine; odam hala küçükken büyük çam ağacına baktığı için kalmayı tercih ettiğim odaydı.Evet evin diğer bölümlerine göre geniş sayılmazdı ama o zamanlar pencerenin hemen önünde uzanan çam ağacı benim için daha önemliydi. Şimdilerde ise o ağacı kesmişlerdi ve pencerenin önünde fazla büyük sayılmasada bana çok büyük gelen bir boşluk vardı.... gibisinden yazabilirdin Smileörnek olsun ufkun açılsın diye yazdım Smile tabii daha odanın içeriğindende bahsedebilirdin Smile ama ilk deneme için çok güzel olmuş tekrardan ellerine sağlık Smile
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Egeedward
Admin
avatar


MesajKonu: Geri: Fortuna (Marnie'ye şans getirmesi dileğiyle)   C.tesi Eyl. 27, 2008 10:34 pm

bence gayet güzel olmuş,
bu ilkse demek ki iş var sende xD
ben hiçbişey yazamıyorum yani ahaha.
herşey kopuk kopuk oluyor.
<3 sevdim =D

_________________




Twilghters Are All Over The World

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
sLn

avatar


MesajKonu: Geri: Fortuna (Marnie'ye şans getirmesi dileğiyle)   Paz Eyl. 28, 2008 4:56 pm

şeyda sağol yorumun için zaten eleştiriler olmasa kimse gelişemezdi Very Happy bu arada betimlemene hayran kaldm

egenaz sen de sağol beni çok mutlu ettinz arkadaşlar Very Happy
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
nagıhan

avatar


MesajKonu: Geri: Fortuna (Marnie'ye şans getirmesi dileğiyle)   Paz Eyl. 28, 2008 5:31 pm

Wooowww. İlk çalışmansa geçekten müthiş. Benceda biraz yavaş ilerlersen iyi olur ama dediğim gibi çok güzel olmuş. Devamını sabırsızlıkla bekliyorum... Smile
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
sLn

avatar


MesajKonu: Geri: Fortuna (Marnie'ye şans getirmesi dileğiyle)   Paz Eyl. 28, 2008 8:34 pm

nagıhan sağol Very Happy

işte ikinci bölüm baya uzun oldu ama okursanız sevinirim Very Happy

2. Bölüm: Kara Delik

Uyandığımda hava akşam bıraktığım durumdaydı.Gece üşümüştüm ve boynum tutulmuştu.Aynı zamanda birbirinden korkunç kabuslarla boğuşmuştum.Alt kattan güzel kokular geliyordu.Sanırım evde çok zaman geçiren insanlar nasıl yemek yapılacağını da kıvırıyorlardı.
Babama “Günaydın!” dedim ve hemen masaya oturdum.Krepi gerçekten çok severim.Bunu babam da biliyor olmalı ki masada bir krep dağı vardı.Yiyebildiğim kadarını mideye indirdim.Bu sırada günün geri kalanını düşünmemeye çalışıyordum.
Üzerimde büyük bir baskı hissediyordum.Genellikle zor arkadaş edinirim, içe kapanık bir insanımdır.Babamın nasıl biriyse ben de tam tersi yaratılmışım.Anneme daha çok benziyorum.Az konuşur öz konuşuruz annemle.Ya da birbirimizle o kadar çok vakit geçirdik ki artık gözlerimizle haberleşiyoruz.Babamın bu halime alışması biraz uzun sürebilir.
Kahvaltımın son lokmasını çiğnerken babam sohbeti başlatmaya karar verdi.
“Sanırım bugün için heyecanlısın.Yeni br okul, yeni insanlar, yeni öğretmenler...Birkaçını tanıyorum, fena değiller.Yani sorun yaşayacağını zannetmem.”
“Umarım.” diye kestirip attım. Babam sohbeti devam ettirmek istiyordu.
“Bu sabah konuşmak istemiyor musun? Belki de sözcük depoluyorsun, ha?” dedi gülerek.
“Evet baba şimdiden çenemi yormak istemem.Sence bugün çok üzerime gelirler mi?Yani ödev olarak?”
“Onu bilemem ama insanların ilgi odağı olacağını hissediyorum.Buraya ilk ayak bastığım günü hatırlıyorum da, büyük bir curcuna olmuştu.Ama tabi ki sonradan ilgilerini kaybediyorlar ve seni aralarına kabul ediyorlar.”
“Bunu gelecek göstericek.Bu arada okul nerede? Nasıl gidilir?”
“Aslında bugün seni ben götürsem iyi olur.Çıkışta da seni biriyle tanıştırmak istiyorum.Arabasını satıyormuş ama sen görmeden almak istemedim.”
“Çok iyi fikir.Çıkalım mı?”
“Hadi bakalım arabaya!”
Yolda yine sohbeti kesip dışarıyı izlemeye başladım.Her taraf yemyeşildi.Maalesef şehirde pek ağaç görmediğim için aralarından sadece birkaçının ismini tahmin edebildim.Ağaçlar o kadar sık ve yüksekti ki aralarından güneş ışığı geçmiyordu.Bir ara ormanda yürüyüş yapmaya karar verdim ve okul hakkındaki endişeli düşüncelerime geri döndüm.
Bir süre sonra babam düşünce bulutumu dağıtarak: “İşte geldik tatlım.Seninle kalmama gerek var mı?” diye sordu.
“Benimle kalmak mı? Hayır! Yani hiç gereği yok.Herşeyi halledilmiş say.Çıkışta görüşürüz baba!” diyerek arabadan çıktım ve okul binasına doğru yöneldim.
Danışma küçük bir odadan oluşuyordu.Odanın sağ tarafında bir masanın arkasında orta yaşlı kadın bir takım evraklarla ilgileniyordu.Duvarlar kum bejiydi ve üzerlerinde pek çok tablo asılıydı.Odanın sol tarafında bir kapı vardı ve yanındaki tabelada “Revir” yazıyordu.Masanın arkasındaki kadına doğru yöneldim.
“Merhaba ben Marnia Jace.Yeni kayıt oldum ve sanırım sizden bazı belgelerle haftalık programı almam gerekiyor.” dedim.
Kadın adımı duyunca hemen kafasını kaldırdı.
“Oh, merhaba.Okula hoşgeldin.Yanılmıyorsam Nick Jace’in kızısın.”
“Evet.” dedim afallamış bir şekilde.
“Canım şaşırmana lüzum yok.Burası küçük bir kasaba.Herkes herkesi tanır.İşte, evrakların burda.Bina içinde yolunu bulmakta pek sorun yaşayacağını zannetmiyorum ama her katın merdiveninin yanında katın krokisi bulunur.İyi şanslar.”
Hızlı adımlarla danışmadan çıktım ve ders programıma baktım.İlk ders Coğrafya’ydı.Bu derse bayıldığımı pek söyleyemezdim.Aynı zamanda dersi düşüncek halim de yoktu.Kendimi sadece kaybolmuş hissediyordum.
Merdivenin yanındaki krokiye baktım.Sınıfım bu katta değildi.Bir üst kata çıkmaya karar verdim.Merdivenleri tırmanırken insanların bana merak dolu gözlerle baktığını farkettim.Yüzüme sahte gülümsememi yerleştirdim ve devam ettim.
Sınıf ikinci katta merdivenlerin hemen yanındaydı.İçeri girdiğimde öğretmenin çoktan yerine oturmuş olduğunu farkettim ve tanışma merasimi olmadan bu dersi atlatamayacağımın farkına vardım.
Hemen öğretmen masasını yanına gittim ve öğretmenle konuştum.
“Günaydın ben Marnie Jace.Umarım geç kalmamışımdır.”
“Günaydın.Hayır geç kalmadın.Bugün derse biraz erken geldim.Hadi seni arkadaşlarınla tanıştıralım.”
Acaba hiç tanışmadışım kişilerin arkadaşım olabileceği gerçekten bu adama mantıklı mı gelmişti? Henüz gördüğüm bir insanın zekası hakkında yüzeysel bir görüş edinmek hoşuma gitmese de kafamdan komik düşünceler geçti.
“Evet çocuklar.Marnia aramıza yeni katıldı.Kendisi tahmin edebileceğiniz gibi Nick Jace’in kızı.Marnia arkada boş bir yer var, oraya geçebilirsin.” dedi ve beni yerime gönderdi.
Yüzüm kıpkırmızı olmuş bir şekilde arka sıraya doğru ilerledim.Yanından geçtiğim sıralardaki yüzler bir bir bana çevrildi.Sırama oturup büzüldüm.”Biraz daha büzülürsem yok olabilirim.” diye düşündüm ama bu düşünce şu an beni rahatlatamadı.
Sıramın çaprazında oturan tamamen arkasını dönüp bana:
“Selam Marnia, ben Peyton.Kasabaya hoşgeldin.” dedi.
“Marnie.” Diye düzelttim ve devam ettim.”Evet gerçekten burayı çok sevdim.Her taraf yemyeşil.Zaten hemen hemen her yaz buraya babamı ziyarete gelirim.” dedim ama biraz da çok bilgi verdiğim çin pişman oldum.
“Marnie tanıştığmıza memnun oldum.” dedi ve önüne döndü.Yanındaki kızın kulağına bir şeyler fısıldadı ve gülüştüler. Neden güldüklerini merak ettim ve sonradan karnım ağrımaya başladı.
Ders bitiminde kız yanıma geldi ve şimdiki dersimin ne olduğunu sordu.Kimya dersliğine kadar bana eşlik etti ve kendi dersliğine doğru yol aldı.İyi bir kıza benziyordu.Tabi insanlar hakkında hemen karara varmak canımı çok yakmıştı.
Boş bir sıra bulup yerime oturdum.Beni gören insanlar yine gözlerini bana çevirdiler ama farketmemiş gibi davrandım.Öğretmen içeri girdiği gibi beni gördü ve yanına çağırdı.
“Bakıyorum hemen sınıfa uyum sağlamışsın Marnia.”dedi. Cevap verme fırsatı bulamadan devam etti.”Arkadaşlar bu Marnia.”diye sınıfa seslendi.
“Marnie.”diye düzelttim.
“Marnie aramıza yeni katıldı ve umarım onun burada rahat hissetmesini sağlarsınız.”dedi.
Koşar adımlarla sırama koştum.Ayağım kaydığı sırada kendimi sıraya attım.Etrafımdakiler gülüşlerini saklamaya çalışarak bana bir an baktılar ve öğretmenin çağrısıyla başlarını çevirdiler.Ders bitiminde bir çocuk yanıma geldi ve içten biçimde
“Selam Marnie!Nasıl gidiyor?”diye sordu.Biraz kekeleyerek cevap verdim.
“İiiyi gidiyor.”
“Ben Adam.Duyduğuma göre yazarın kızısın, değil mi?”dedi.Bu çocuk gerçekten kabaydı ve kendini beğenmişti.
“Evet yazarın kızıyım.”dedim alaycı bir şekilde.
“İstersen sana okulu gezdirebilirim.”
“Teşekkürler ama sanmıyorum.Zaten neyin nerde olduğnu öğrendim bile.”diye yalan söyledim.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
sLn

avatar


MesajKonu: Geri: Fortuna (Marnie'ye şans getirmesi dileğiyle)   Paz Eyl. 28, 2008 8:34 pm

“Peki o zaman belki başka ortak dersimiz de vardır.Görüşürüz!”dedi ve sınıftan çıktı.
Kendime gelmeye çalışırken ders programıma baktım.Yemek tenefüsünden önceki son dersim biyolojiydi.Yanından geçtiğim bir kişiye dönüp dersliği sordum ve bana üst katta olduğunu söyledi.Koşarak bir üst kata çıktım, koridorda ilerledim.İçeri girdiğimde ne yazık ki yine öğretmen içerdeydi.Bu seferki bayan bir öğretmendi.Hemen yanına gittim.
“Merhaba ben Marnie Jace.Yeni öğrenciyim.”
“Hoşgeldin canım.İşte şurada boş bir sıra var oraya oturabilirsin.”dedi ve beni yerime gönderdi.Bu kadına şimdiden kanım ısınmıştı.En azından beni bütün sınıfın önünde mahcup duruma düşürmemişti.Ders ışık hızıyla akıp geçti.Yeni biriyle tanışmamak için koşar adımlarla sınıftan çıktım.Herkes bir yöne doğru hareket ediyordu, orada ancak kantinin olduğunu düşünerek onları izledim.Yanılmamışım.Yemek sırasına girdiğimde birkaç kişi öteden biri bana seslendi.Bunun Coğrafyada tanıştığım Peyton olduğunu farkettim.Yemeğimi alıp onun yanına gittim.Beni masasına davet etti ve arkadaşlarıyla tanıştırdı.
Masada altı kişi oturuyorduk.İki erkek üç kızlardı.Erkeklerin isimleri Joe ve Fred’di.Kızların ise Brooke ve Briana. Joe ilk bakışta gerçekten şirin görünüyordu.Saçları açık kumral gözleri ise kahve rengiydi.Ayağa kalksa benden çok daha uzun olacağını düşündüm.Fred ise uzun siyah saçlıydı.Gözleri ise derin ve maviydi.O gözlere uzun bir süre dalabilirdim.
Kızlar birbirine benziyordu.Peyton’ın siması şimdiden bana çok önceden tanışmışız gibi tanıdık gelmeye başlamıştı.Sarışın yeşil gözlüydü.Şen şakrak bir kıza benziyordu.Brooke’un saçları biraz daha koyu olmasına rağmen gözleri yeşildi.Peyton ile simaları birbirine çok benziyordu.Belki de kardeşlerdi.Briana kumraldı.Suskun bir kıza benziyordu-aynen benim gibi-.Peyton’la Brooke’a sordum:
“Kardeş misiniz?Çünkü birbirinize gerçekten çok benziyorsunuz.” Peyton cevap verdi:
“Hayır ama herkes öyle zannediyor ilk gördüğünde.Hem zaten kardeş gibiyiz, pek bir farkımız yok.” Brooke devam etti:
“Kardeş olsaydık bu kadar yakın olmazdık bence.”
“Şanslısınız.” diye ağzımda bir şeyler geveledim.
Sonra gözlerimi kantinde gezdirmeye başladım.Bazılarıyla gün içinde sınıf paylaşmış olabilirdim.Gözlerim bir masaya takıldı ve o sırada nefesim kesildi.
Masada beş kişi oturuyordu ve hepsi anlatılamayacak güzellikteydi.İkisi kız, üçü erkekti.Daha önce bu kızlar kadar güzelini görmemiştim.Güzellik yarışmalarına katılanlar onları görse depresyona girerdi.Biri sarışın dalgalı saçlıydı.Saçları ipek gibi görünüyordu.Alışılmadık derecede çok parlıyordu.Sonra kızın yüzüne baktım ama gözlerimi indirdim çünkü böyle bir güzelliğe zarar verebilirim diye düşündüm.Bu salak düşünceyi kafamdan atıp öbür kıza döndüm.O da diğeri gibi olağanüstü güzellikteydi.Saçları koyu kumraldı ve arkadan at kuyruğu şeklinde bağlanmıştı.Bu rengi herhalde hiç bir boyayla elde edemezdiniz.Sonra erkeklere döndüm.Esmer olanı iri yarıydı ama güzelliğinden hiçbir şey kaybetmemişti.Ortanca olduğunu düşündüğüm sarışındı ve artık ne kadar güzel olduklarını düşünmenin saplantılı bir davranış olduğuna kanaat getirmek üzereydim.Sonuncuya gözüm takılınca onları ilk gördüğüm andaki gibi nefesimi tuttum.O sarışın kızdan bile güzeldi.Yüz hatları insandan çok bir heykeli andırıyordu.Saçları kabarıktı ve onlara aşık olmuştum.İfadesiz bir şekilde tavana bakıyordu.
Bir anda ilgimi başka bir şey onların ortak özellikleri çekti.Hepsi bembeyazdı.Hiç güneş yüzü görmemiş gibi duruyorlardı.Ve gözleri... Gözleri simsiyahtı.Kahverengi değildi çünkü göz bebeklerinden eser yoktu.Hayatımda bu kadar koyu gözler görmemiştim.Beni birer kara delik gibi içlerine çekiyorlardı.
Ona baktığımı farkeden çocuk bakışlarını bana çevirdi.Yüzümü hemen tabağıma çevirdiysemde o saliselik an bana bir ömür gibi geldi ve kızardım.
Peyton bana döndü:
“Sanırım Allen ve Blairleri gördün.Çok göz alıcılar değil mi? Ama hiç heveslenme kendilerinden başkalarıyla konuştukları çok az görülür.”
“Kabarık saçlının adı ne?”
“O mu? O Edmund.En küçükleri o sanırım.”
“Aslında çok da küçük görünmüyorlar, öyle değil mi?”
“Sanırım bana b soruları sorarak hata ediyorsun çünkü onlarla ilgili en ufak fikrim yok.Sadece buraya iki yıl önce gelip kasabadan biraz uzak bir eve yerleştiler.Onlarla sadece birkaç kelime etmişimdir.Pek konuşkan değiller baksana.” Onun emrine itaat ediyor gibi Edmund’a döndüm ve yine göz göze geldik.Etraftaki herkes kaybolmuş sadece onla ben kalmışız gibi hissettim.Kalbim deli gibi çarpıyordu ve nefes almaya çalışıyordum.Başımı döndürmek istesem de bir güç beni alıkoyuyor gibiydi.Ben kafamı çevirmeden Edmund yanındakine dönüp birşeyler söyledi ve o da kafa salladı.Ben de dönüp Peyton’dan daha fazla bilgi almaya çalışmaya karar verdim.
“Peki hangileri kardeş?”
“Edmund, Jared ve Blake kardeş onlar Allenlar.”dedi. Sarışın kız ve çocukla Edmund’u göstererek.”Alexis ve Elbert ise Blair ailesini oluşturuyor.Birlikte yaşıyorlar.”dedi ve gözlerini devirdi.”Doktor Allen ve eşi Bayan Blair onları küçüklüklerinde evlat edinmişler.”
“Gerçekten çok güzel bir iş yapmışlar.”
“Evet öyle.Bu kadar çocuk büyütmek çok zordur.” Konuşmamız burada sonlanmıştı çünkü zil çalmış herkes sınıflara gitmek için kantini boşaltmaya başlamıştı.
Peyton: “Şimdiki dersim Matematik.”dedi.Ben de programıma baktım.Benimki de öyleydi.
“Benim de öyle.”
“O zaman ne duruyoruz?Hadi gidelim!”dedi sevinçle.Gerçekten çok neşeli bir kızdı ondan hoşlanmıştım.
Günümün geri kalanı bir sis bulutu halinde geçti.Edmund’ı aklımdan çıkaramıyordum.Ne zaman derse konsantre olmaya çalışsam aklıma yüzü geliyordu ve karnıma bir sancı giriyordu.
Son dersi de atlattıktan sonra kendimi bahçeye attım.Temiz hava düşüncelerimi bulandıran sisin kaybolmasına yardımcı oldu ve babamın gelmesini beklemeye başladım.


En son sLn tarafından Ptsi Eyl. 29, 2008 2:37 pm tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
gölgeharamisi

avatar


MesajKonu: Geri: Fortuna (Marnie'ye şans getirmesi dileğiyle)   Ptsi Eyl. 29, 2008 2:14 am

evet bu bölüm diğerine göre daha güzel olmuş betimlemeler artmış ama hani olayla alakası olmayan ama hikayeyi süsleyen betimlemelerde koysan diyorum Wink diğer bölümde daha harika olacağına inanıyorum Smile ellerine sağlık
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Dora

avatar


MesajKonu: Geri: Fortuna (Marnie'ye şans getirmesi dileğiyle)   Ptsi Eyl. 29, 2008 8:51 am

Çok güzel olmuş. afro
Git gide daha güzel oluyor.
Edmund Edmund Edmund cheers
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
nagıhan

avatar


MesajKonu: Geri: Fortuna (Marnie'ye şans getirmesi dileğiyle)   Ptsi Eyl. 29, 2008 12:18 pm

sLn süüü...peeerrrr olmuş.
Harika yazıyorsun gerçekten.
Lütfen en kısa sürede devamını yaz.
Kesinlikle takip edicem. Smile
Bu arada Edmund'u Edward'ın yerine koyabilirmiyim acaba? Suspect lol!
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
sLn

avatar


MesajKonu: Geri: Fortuna (Marnie'ye şans getirmesi dileğiyle)   Ptsi Eyl. 29, 2008 1:14 pm

arkadaşlar sağolun en yakın zamanda devamını yazıcam

nagıhan demiş ki:
Bu arada Edmund'u Edward'ın yerine koyabilirmiyim acaba? Suspect lol!
başka kim olabilir ki ztn Razz

Not: bi yerde adlar karışmış elbert ve alexis kardeş ve edmund, jared ve blake kardeş şimdi farkettim Very Happy
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
diadem

avatar


MesajKonu: Geri: Fortuna (Marnie'ye şans getirmesi dileğiyle)   Salı Eyl. 30, 2008 12:06 am

öncekine göre daha güzel bir bölüm olmuş ellerine sağlık cheers
ama bir cümleye takıldım
"Saçları kabarıktı ve onlara aşık olmuştum."
bu ikisini 've'yle bağlaman biraz alakasız olmuş
ama beni tınmayabilirsin biraz ayrıntıcı ve takıntılı bi insanım Rolling Eyes

_________________
The truth is hiding in your eyes
And it's hanging on your tongue
Just boiling in my blood
But you think that I can't see
What kind of man that you are
If you're a man at all
Well I figure this one out on my own
I'm screaming I love you so
My thoughts you can't decode
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
sLn

avatar


MesajKonu: Geri: Fortuna (Marnie'ye şans getirmesi dileğiyle)   Salı Eyl. 30, 2008 8:09 am

diadem demiş ki:
öncekine göre daha güzel bir bölüm olmuş ellerine sağlık cheers
ama bir cümleye takıldım
"Saçları kabarıktı ve onlara aşık olmuştum."
bu ikisini 've'yle bağlaman biraz alakasız olmuş
ama beni tınmayabilirsin biraz ayrıntıcı ve takıntılı bi insanım Rolling Eyes
bilmem aslında pek dikkat etmemişim bi daha yazsam yine dikkat etmm yani yanlış anlama ama hiç detaycı diilim Razz
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
diadem

avatar


MesajKonu: Geri: Fortuna (Marnie'ye şans getirmesi dileğiyle)   Salı Eyl. 30, 2008 9:27 pm

sLn demiş ki:
diadem demiş ki:
öncekine göre daha güzel bir bölüm olmuş ellerine sağlık cheers
ama bir cümleye takıldım
"Saçları kabarıktı ve onlara aşık olmuştum."
bu ikisini 've'yle bağlaman biraz alakasız olmuş
ama beni tınmayabilirsin biraz ayrıntıcı ve takıntılı bi insanım Rolling Eyes
bilmem aslında pek dikkat etmemişim bi daha yazsam yine dikkat etmm yani yanlış anlama ama hiç detaycı diilim Razz

gerçekten beni takmamamn konusunda ciddiyim Very Happy
eminim şeyda bu mesajları görünce bana hak verecek Very Happy
gerksiz derecede detaycıyım Rolling Eyes ve kendimi tutamıyorum Rolling Eyes insanlar konuşurken konuşmalarındaki anlatım bozukluklarını bulurum mesela Shocked
normal değilim ben yaa salla sen beni geek

_________________
The truth is hiding in your eyes
And it's hanging on your tongue
Just boiling in my blood
But you think that I can't see
What kind of man that you are
If you're a man at all
Well I figure this one out on my own
I'm screaming I love you so
My thoughts you can't decode
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
gölgeharamisi

avatar


MesajKonu: Geri: Fortuna (Marnie'ye şans getirmesi dileğiyle)   Çarş. Ekim 01, 2008 10:10 am

diadem demiş ki:
sLn demiş ki:
diadem demiş ki:
öncekine göre daha güzel bir bölüm olmuş ellerine sağlık cheers
ama bir cümleye takıldım
"Saçları kabarıktı ve onlara aşık olmuştum."
bu ikisini 've'yle bağlaman biraz alakasız olmuş
ama beni tınmayabilirsin biraz ayrıntıcı ve takıntılı bi insanım Rolling Eyes
bilmem aslında pek dikkat etmemişim bi daha yazsam yine dikkat etmm yani yanlış anlama ama hiç detaycı diilim Razz

gerçekten beni takmamamn konusunda ciddiyim Very Happy
eminim şeyda bu mesajları görünce bana hak verecek Very Happy
gerksiz derecede detaycıyım Rolling Eyes ve kendimi tutamıyorum Rolling Eyes insanlar konuşurken konuşmalarındaki anlatım bozukluklarını bulurum mesela Shocked
normal değilim ben yaa salla sen beni geek

evet selin bu konularda didemi takma hiç Smile sen birde beni düşün Smile
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
sLn

avatar


MesajKonu: Geri: Fortuna (Marnie'ye şans getirmesi dileğiyle)   Çarş. Ekim 01, 2008 10:48 pm

yok canım dikkat iyidir (en azından sınavlarda işe yarar Razz )
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
diadem

avatar


MesajKonu: Geri: Fortuna (Marnie'ye şans getirmesi dileğiyle)   Çarş. Ekim 01, 2008 10:51 pm

sLn demiş ki:
yok canım dikkat iyidir (en azından sınavlarda işe yarar Razz )

sınavlarda tüm dikkatim kayboluyor ne hikmetse geek böyle lüzumsuz zamnalarda çıkıyor ortaya Very Happy

_________________
The truth is hiding in your eyes
And it's hanging on your tongue
Just boiling in my blood
But you think that I can't see
What kind of man that you are
If you're a man at all
Well I figure this one out on my own
I'm screaming I love you so
My thoughts you can't decode
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
gölgeharamisi

avatar


MesajKonu: Geri: Fortuna (Marnie'ye şans getirmesi dileğiyle)   Cuma Ekim 03, 2008 9:57 am

selin yeni bölüm ne zaman? Very Happy
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
sLn

avatar


MesajKonu: Geri: Fortuna (Marnie'ye şans getirmesi dileğiyle)   Cuma Ekim 03, 2008 11:04 am

doğruyu söylemek gerekirse bilmiyorum daha pek yazamadm aslında başka bi hikaye daha yazıyorum aynı anda olmuyor
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
gölgeharamisi

avatar


MesajKonu: Geri: Fortuna (Marnie'ye şans getirmesi dileğiyle)   Cuma Ekim 03, 2008 1:01 pm

sLn demiş ki:
doğruyu söylemek gerekirse bilmiyorum daha pek yazamadm aslında başka bi hikaye daha yazıyorum aynı anda olmuyor
evet bende iki hikayeyi aynı anda yazıyorum çok karıştı Rolling Eyes
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Dora

avatar


MesajKonu: Geri: Fortuna (Marnie'ye şans getirmesi dileğiyle)   Cuma Ekim 03, 2008 8:29 pm

Ben aynı anda baya şey yazıyorum. Artık karışmıyor. Hepsi bir köşede farklı bir yerde. Rolling Eyes
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Sponsored content




MesajKonu: Geri: Fortuna (Marnie'ye şans getirmesi dileğiyle)   

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Fortuna (Marnie'ye şans getirmesi dileğiyle)
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 2 sayfasıSayfaya git : 1, 2  Sonraki

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Twilighters in Turkey :: Kültür-Sanat :: Yazı Çalışmalarımız :: Çalışmalarımız buraya!-
Buraya geçin: